“Askim Akyildiz üç siir kitabindan sonra simdi öyküleriyle çikiyor okur karsisina. Okurla bulusmaya acele etmemis, demlenmis taze öyküler. Demlenmislik izlekleriyle özgün anlatimiyla ve hünerli kurgusuyla belli ediyor kendini. Tazeligi dilinin canliliginda, dilinin soluk alip vermesinde. Birçok öyküde kurgu, betim düzeyiyle siir düzeylerinin iç içe geçtigi çok boyutlu bir yapi. Anlatim ve betim nesnel düzeyi olustururken, o düzeyi imgeleyen siir düzeyine geçiyor, sonra yine epik anlatima. Izlekler yasamin içinden ve çesitli: Ölüm dösegindeki babaya doymamis özlem ve veda mersiyesi niteliginde bir anlatim (Zaman Ipektendi), kusaktan kusaga gölgesine sigindiklari tarihi çinarin hastaligina duyarsiz, günü gün derken, kendi duygu ve umutlari da kirilip bükülen insanlarin, çinarin dökülen yapraklari gibi akip giden yasamlari (Çinarin Altinda) v.b. Ana, baba, kardeslerden uzun ayriliklarin çocuklardaki yürek akici özlemleri yürek yakici özlemleri, yasamin telaslari…Ortak yasanti ve duyarliklarin farkli, ayrintili ve siirli anlatimi…”