Elif Seba, buldugu tibbi bir formülün pesine düsen dünyadaki üç büyük dine mensup gruplardan kaçmak ve formülü korumak için hafizasini sildirir. Bu nedenle kendisini rakamlar ve temizlikle ilgili takintilari olan bir Ingilizce ögretmeni zannetmektedir. Ev arkadasi, babasi, kardesi derken gittikçe büyüyen bir grubun onun üzerinde oynadiklari oyunu fark ettiginde, aslinda bir genetik mühendisi hatta bunun ötesinde bir dâhi oldugunu anlayacaktir. Siradan olmadigini kesfeden ama aslinda kim oldugu hakkinda kesin bir bilgiye sahip olmayan Elif, bir yandan takintilari ile bas etmeye çalisirken, bir yandan da kendisini pesinde olan insanlarla bir savas içerisinde bulur. Yirmiüç On’un bu ilk kitabinda Elif, basina gelen her yeni felaket ile aslinda düsündügünden çok daha karmasik bir çikmazda oldugunu anlayacak ve kendini yeniden bulabilmek için Türkiye sinirlarinin ötesine tasan bir kovalamacanin içinde bulacaktir.