Her yerde askin hikayesini okursunuz, benzer yasantilar benzer kelimelere yaslanir. Sözler tasimaz olunca meçhule sallanir edebiyat, yine ayni bilmezlige sonlanir. Sonsuzluk inanci cahilligine yazilirken asiklarin, keyfini çikarmali. Sevmem o yüzden hesapli asklari. Yalanini, dramini bile umarsizca yasamali. Orada geçen her dakika kuruntundan eksilen ödüldür, kurtulusun birakmanin cazibesiyle kiristirir. Gerçekler kimin umurunda, asklar hayatin çikis kapilaridir. Yazmaksa itirafi, yoklugunun avutmaz kalintisi... Soysuzluk çagrisi çikarmadan beni manali halimden, ben de olabildigince yazmak istiyorum. Geçmisimi, askimi bellegime sardim. Kilitli bir çekmecede örtüsü. Konusmak degersizken kiymete biniyor yazilar, kagitlar açilimi oluyor mahcuplugun. Sefkatle dokunuyorum kumasin ana hatlarina, öyküler çirpintilarla, parça parça yas düsürüyorlar içimden. Bu gidis gelis halleri vücut bulali beri kisa sürer oldu diyaloglar, gögsümde sizlanip duran bütün tamlamalar... En hakiki cümbüs zamanlari elde tutamamanin hüznü oldu. Kaçirdigim havari sevdalar hala kaniyor, eski tartismalar yeni gibi kulaklarimda. Bir tarih öncesinin bütün kaygilarini tasiyorum, yazimin da. Gençligim avutmuyor kayitsizligi, dostlarin yüzü eskiyor, her seyin... ’askim’ senin bile... Uzaklasmakta bir masal, hayat bir trajedinin konu arifesinde, bu sicaklikta bugün nefes alabilmek çok bile.(Arka Kapak)