Yeryüzünün Gözyaşları


38,00 TL
SKU 9786057640857
Yazar Umut Atay
Yayınevi Cinius Yayınları

Ask nedir? Ilk görüste ask var midir? Ask Dante’nin Beatrice’e duydugu gibi bir sey midir acaba? Yani karsiliksiz ve destansi. Anna Karenina, Madam Bovary ya da Henriette’nin yasadigi gibi umutsuz bir sey midir? Alain de Botton’un dedigi gibi sevgilinin bizim zayifliklarimizi ve dengesizliklerimizi düzeltmeyi vaat eden özelliklerine duyulan hayranlik midir acaba? Ask bizi gerçek yalnizliktan koruyabilecek tek sey midir peki? Içinde barindirdigi hayal kiriklarinin ideal ölçüsü nedir acaba? Jane Austen’in Elizabeth’i gibi gururu önceleyen nefret mi dönüsür aska? Bak aklima Turgenyev’in Vladimir’i geldi ve de Marquez’in büyülü üslubuyla Fermina ile Florentino askinin sonsuzluga yolculugu Kimilerince en güzel ask hikâyesi sayilan Cengiz Aytmatov’un Cemile’sinin kaderi mi bekler insani askin sonunda? Ask’in gerçek ask olmasi için hadi destanlasmis olmasa bile bir hikâyesinin olmasi mi gerekir acaba? Veyahut Capulet ve Montague gibi birbirine düsman iki aile? Ask her seye üstün gelir mi? (Omnia Vincit Amor) Ya da sever de kavusamazsan mi ask olur? Akilda kalanlar, imkânsiz asklarin kadinlari mi oluyor hep? Yasanmis, karsilikli bitirdiginiz asklar degil de, askida kalmis asklar mi hatirlaniyor?
Seni anliyorum gerçekten. Bazen eksik bir seyler olur ve kendine bile açiklayamadigin bu eksikligi vücudunun her bir parçasinda, yogun bir biçimde hissedersin. Bazen iste bilmedigin bir zamanin, beklenmedik bir aninda kendine ait bu eksikligi bulursun bir yabancida.’’ Evet.’’ diyebildi sadece. O anda kendisine bile anlamli gelmeyen pek çok soru sordu kendine. Zihninde o sorularla beraber, hiç istemedigi cevaplar da dolasmaya basladi. Nedeni olanlar nasila dayanabilir der Nietzsche. Peki nedeni olmayanlar için ya da gidecek daha iyi bir yeri olmayanlar için bu çirilçiplak gerçeklige nasil dayanilabilir diye düsündü genç adam.’’
‘’Askin büyüsüyle sersemlemisken, her insanda iyilikler ve güzel hasletlerle beraber mutlaka köhne, çürümüs kisimlarin da var oldugunu ve hayatin içinde genel anlamda yarattigimiz kötülügü her insanin bireysel anlamda da barindiriyor olmasi gerektigini ayrimsiyorum ansizin. Belki de insan ne kadar fazlaysa, iste bir o kadar da eksik oluveriyor ve bir sekilde dengeleniyor sanki. Ama biz bu dogal dengeyi bozmak için, çogunlukla istemsiz biçimde elimizden geleni yapiyoruz. Huzursuzuz, gerginiz ve iç dengemizi hirsla sarsiyoruz sürekli ve bizim dengemiz sarsildikça dünyanin dengesini de daha yüksek bir ivmeyle sarsiyoruz. Ancak her kosulda yeryüzünün gözyaslari sabit; biri bir yerlerde aglamaya baslarsa, baska bir yerlerde o gözyaslari dinmis demektir.’’