'Fransa'nin tarihi beni çekip götürüyordu, onun kahramanlarini, onun senliklerini, ve onun bütün dünyayi ayaga kaldiran düsüncelerini seviyordum. Daha çocuklugumdan beri bunlari benim devam ettirecegime inancim vardi. Tutsakligi birlikte yasadigim yol arkadaslarimla bazan çabayi, gayreti gerektiren bu sesi dile getirdim. Orada, adi yazgisi ile önceden belirlenmis, ve Fransa hakkinda konusan bir meçhul generalin bulunmasi, bize yetiyordu. Iste bunun içindir ki, ben, hiçbir zaman De Gaulle'cü olmayan ben, hiç bir zaman da 'anti' De Gaulle olmadim: De Gaulle'ün umudu tasidigi o karanlik saatler hatirina. Siyasetiyle kavgalasmamdan da önce yöntemini benimsemesem bile, Özgür Fransa'nin Sefi'nin karakterine, cesaretine, zekasina derin bir hayranlik duyuyordum.'