Yargıtay Ceza Genel Kurulu İçtihatları Açıklamalı Rehberi
| SKU | 9786051469652 |
|---|---|
| Yazar | Metin Tancı |
| Yayınevi | Adalet Yayınevi |
Ülkemizde 1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 1929 tarihli 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve yürürlük kanunları 80 yıla yaklaşan ve benimsenip yerleşen bir uygulamadan sonra 01. 06. 2005 tarihi itibariyle yerlerini 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bir kısım yürürlük kanunlarına bırakmışlardır. Bu durum, gerek genel ve özel hükümler, gerekse de usul hükümleri ve özel ceza yasaları uygulamaları yönünden 80 yıllık içtihat birikiminin büyük çoğunluğunu geçersiz hale getirmiştir.
Bununla birlikte 01. 06. 2005 tarihinden önce işlenen suçlardan yargılaması devam edenler için lehe yasa karşılaştırması ve kesinleşmiş olanlar için uyarlama yargılaması yönünden 765 sayılı TCK ve henüz Bölge Adli Mahkemelerinin faaliyet geçmemiş olması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi hükmü gereğince 1412 sayılı CMUKnun 322. maddesinin 4. 5. 6. fıkraları hariç 305 ila 326. maddelerinin yürürlüğü halen devam etmektedir. Ancak bu sınırlı yürürlüğün hüküm ve sonuçları bile sayısız inceleme konusu olabilecek sorunlara yol açmıştır. Özetle ceza hukukumuz büyük bir değişim geçirmiştir.
01. 06. 2005 tarihinden itibaren hayatımızın bir parçası haline gelen Yeni Ceza Adalet Sistemi bugün itibariyle 12. yılı içerisinde bulunmaktadır. Bu da Türk Ceza Kanunu, özel ceza yasaları, usul yasaları, yürürlük yasaları, infaz yasaları ve eski hükümlerin uygulanması konularında çok sayıda içtihat üretildiğini göstermektedir.
Ceza Genel Kurulu kararlarının olaya özgü bağlayıcılığı dışında içtihat yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta ise de çalışmamız sırasında, Yargıtay Özel Dairelerince genel olarak kabul gördüğü, hemen kabul görmeyen hususların ise bir iki yıl içinde çelişen iki görüşten biri lehine birleştiği tespit edilmiştir. Bu bakımdan Ceza Genel Kurulu içtihatlarının uygulamayı birleştirici özelliği yadsınamaz.
Ceza Genel Kurulu kararlarının 14 yıllık birikimini incelerken ikinci olarak dikkat çeken husus, aynı konunun hem aynı dönemde hem de 2-3 yıllık aralar ile itiraz veya direnme yoluyla Ceza Genel Kurulunun gündemine çok sayıda dava dosyasıyla getirilmiş olmasıdır. Aynı konudaki itirazlardan biri genel bir kabul ile çözüme kavuştuktan sonra diğer itirazların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca geri alınması ve itirazların öncelikle özel daire tarafından incelenmesi konusunda CMK 308. maddesinde yapılan yasa değişikliği gibi kısmen etkili önlemler alınmıştır. Buna karşın Ceza Genel Kurulu kararlarının yerel mahkeme yargıç ve Cumhuriyet Savcıları ve avukatlar arasında bilinirliği konusunda büyük bir açık olduğu görülmüştür.