“Vadesi dolan bu ömrün bahanesi Ne keskin bir biçak darbesi Ne de yanmis bir barutun siyah lekesi Gamzelerine gömdügün adamin iste tek belasi Gözbebeklerine çarpan gözlerinin elasi Ben sana iflah etmez gayri beni bu yâr yarasi Gömdükleri gün beni Artik sana gelir bu yalnizlik sirasi demedim mi!“ Ask, ayrilik ve yalnizlik... Sairin yüregindeki okyanustan üç katredir bu. Ergin Can’in keskin kaleminden damlayan Yâr Yarasi, tüm sakli feryatlariniza tercüman olacak. Ve adindan çok söz ettirecek olan bu kitabin bir sayfasina Siz de mutlaka bir damla gözyasinizi feda edeceksiniz. Evet, aglayacaksiniz! Belki bir siirdeki ayrilik acisina; Belki de içinizdeki sakli bir yaranin sancisina... (Tanitim Bülteninden)