Vicdani ret, degisimin tekilden baslatilabilecegine olan inançla sekillenir. Kisisel bir tavrin ve direnisin, toplumun ar damarinda yaratabilecegi muhtemel sarsinti da, açiktir ki, topluma olan olumlu inançla ilintilendirilebilir. Retçi ya da itaatsiz, toplumu hedef alarak tavrini sekillendirir. Antimilitarist vicdani reddi, asker kaçakligindan ayiran en önemli nitelik de budur. Kamusal ol(a)mama, asker kaçakligini politik bir özne olmaktan alikor. Her ne kadar bu topraklarda zamaninda 800 bin asker kaçagi vardiysa da, o yillardaki retçi sayisi otuzu bile bulmuyordu. Bu nicel ayrilik, vicdani reddin kamusalliginin ayirdediciligine isaret etmekte.Vicdani ret hareketindeki bireysellik, öte yandan, iktidar olmayi istememe niyetinden de kaynaklanir. Zira, bireysel bir çikisin kamusallasarak degisim yaratmasi ve otkökü bir örgütlenme seklini dogurmasi arzulanir. Elbette, güncel politika kulvarinda, ilk bakista bu argümanlar naif bulunabilir. Fakat iktidar iliskilerini ters yüz etme düsturunu yüreginde tasiyan ret hareketi, elbetteki alisilagelen güncel politik manevralardan uzak olacak ve bizzat bunlarin yerine daha iyilerini getirecektir. Iktidar iliskilerini yadsirken de iktidardan –söylem ve eylem olarak- uzak bir dil kullanacaktir.