Pakistan!
Bu kelime, kalbimizde yarattigi sicaklik ve muhabbete ragmen hakettigi derecede bilgi, görgü ve asinalik ile desteklenmiyor. Okur-yazar geçinen biri olarak Pakistan hakkindaki bilgi ve önyargilarimin okur-yazar olmayanlardan pek farkli olmadigini itiraf etmeliyim. Bu ihmal Pakistan’a yönelmis özel bir “bakar-körlük“ rahatsizligindan kaynaklanmiyor; cografi itibarla biz, sarkimizdaki dünyayi meraka deger bulmuyoruz. Kapi bir, komsumuz Iran hakkinda bildiklerimiz bile o geleneksel batili oryantalist önyargi kaliplarinin haricine nadiren geçebilmektedir.
Harun Çelik elinizdeki eseriyle bu genel hükme okkali bir itiraz getiriyor; biraz temkin kaydiyla bu kitabin, Pakistan konusunda bir Türk’ün kaleme aldigi en kapsamli ve renkli “içerden bakis ve tasvir“ denemesi oldugunu söyleyebilirim.
(Arka Kapaktan)
Bu kelime, kalbimizde yarattigi sicaklik ve muhabbete ragmen hakettigi derecede bilgi, görgü ve asinalik ile desteklenmiyor. Okur-yazar geçinen biri olarak Pakistan hakkindaki bilgi ve önyargilarimin okur-yazar olmayanlardan pek farkli olmadigini itiraf etmeliyim. Bu ihmal Pakistan’a yönelmis özel bir “bakar-körlük“ rahatsizligindan kaynaklanmiyor; cografi itibarla biz, sarkimizdaki dünyayi meraka deger bulmuyoruz. Kapi bir, komsumuz Iran hakkinda bildiklerimiz bile o geleneksel batili oryantalist önyargi kaliplarinin haricine nadiren geçebilmektedir.
Harun Çelik elinizdeki eseriyle bu genel hükme okkali bir itiraz getiriyor; biraz temkin kaydiyla bu kitabin, Pakistan konusunda bir Türk’ün kaleme aldigi en kapsamli ve renkli “içerden bakis ve tasvir“ denemesi oldugunu söyleyebilirim.
(Arka Kapaktan)