Emily Dickinson, çogunlugu tek bir imge ya da sembole dayali, otuz dizeyi geçmeyen kisa siirler yazmistir. Her sair gibi duygusal patlamalar, inisler çikislar yasamis, bunlari çok etkileyici imgelerle disavurmustur. Higginson'a yazdigi bir mektupta siir hakkinda sunlari yazar; "Bir kitabi okudugumda tüm bedenim hiç bir atesin isitamayacagi kadar soguk hale geliyorsa onun Siir oldugunu bilirim. Fiziksel olarak basimi havalandirirsa onun Siir oldugunu bilirim. Bunlar benim bildigim yöntemler. Baska bir yöntem var mi?" Emily Dickinson, bir mucize gerçeklestirir. Ölmeden ölümü yasar, yasamadigi birçok seyi yasamis gibi düsünür, istedigi an gün-düsü görür. Sanildigi gibi kendini çalisma odasina hapsetmemis, bedeni ruhunu hep özgür birakmistir.Sizlere Türkçe’de ilk kez bu kapsamda Emily Dickinson’un mektuplarini sunuyoruz.