Kitabin önemli kismi Lord Eversley, küçük bir bölümü Sir Valantine Chirol tarafindan çalisilmis. Özellikle küçük bölümü oldukça taze ve bu yüzden yakin. Chirol, kaynaklarinin yani sira sagliginda gözlemlemis olup biteni. Memleketlerinin iki “asil” tarihçisi, Osmanli Imparatorlugu’nu, -belki de dönemlerinin etkisiyle- Türk Imparatorlugu olarak nitelemisler, belirlemisler. Kuskusuz, tahrik edici bölümler, paragraflar vardir içeride. Olmasa olmaz, olmasi kaçinilmaz. Yildirim’in özel hayati, sarayda uguldayan fisiltilar, Abdülhamid, Köprülü’ler kuskusuz böyle dillendirilecekti onlarin anlattiklarinda. Okurlardan birisi, bu iki tarihçinin interpretation yönteminden oldukça fazlaca faydalandigini söylerken, bir baskasi bazen uzaktan renklerin daha kolay seçilebildigini söyleyebilir. Ancak “Türk Imparatorlugu”; nasil anlatilirsa anlatilsin ve bizim refleksimiz ne olursa olsun, her anlatilanin parçalardan olusan büyük hikâyeye katkisinin oldukça degerli oldugunu; bugüne kadar alisilanin disinda bu kitapta uygulanan farkli yöntemle ‘Tarih’in gramerinin biraz daha olustugunu, güçlendigini; daha da önemlisi, sürdürmeye çalistigimiz gerçegimizde ve çesitli bakis açilarinin, yasamaya basladigimiz gelecegimizde ne denli etkili oldugunu çok iyi biliyoruz. Çünkü çadirlarda baslayan bu tarih, yasamaya devam ediyor.