Zamanda yolculuk mümkün mü?
Neyin bilim, neyin de bilim olmadigini nasil anlariz?
Insan bilinci, süper ötesi bir bilgisayara aktarilabilecek mi?
Inançlar, fikirler ya da bilimsel hipotezler nörolojik bir semptom mu?
Gelecek, Transformasyonun çagi mi olacak?
Hakikat sevdalisi iki dost: Yüksel Mert ile Ekmel Ali Okur Bir kitap fuari dönüsü esnasinda trafik kazasi geçirip kil payi ölümden kurtuluyorlar. Ama bu kurtulus, onlar için yeni bir dirilise vesile olacak Dünyayi degistirecek bir projenin içerisinde buluverirler kendilerini. Ve bunca inanilmaz degisim ve dönüsümlerin yasandigi ortamda sorgulamaya, hakikat aynasini parlatmaya ve dünya barisi ve mutlu insan misyonunu gerçeklestirmek için gerektiginde Trump’in karsisinda bile düsüncelerini cesurca ve özgürce ifade etmeye devam ederler
Ekmel Ali Okur, Beyaz Saray’in koridorlarindan Oval Ofis’e dogru yürürken Yüksel de baska havadaydi. Ekmel Ali Okur’dan farkli olarak Yüksel Mert, bulundugu ortamlara daha çabuk adapte olabiliyordu. Bir ara yine o eski görüntüleri görür gibi oldu. Koridorun saginda tablolar vardi. Duvarlar beyazdi. Koridorun solunda ise küçük küçük dikdörtgenlerden olusmus büyük pencereler vardi. Disaridaki bahçenin yesil rengi pencereden çok da güzel görünüyordu.
Aniden çok kuvvetli bir görüntü ile karsilasti. Tipki disaridaki gibi güzel bir bahçede ayakta duruyordu. Sol tarafinda, Atatürk’ün kiyafetlerine benzer bir kiyafet giymis, alni genis ve kel, köydeki Ali amcasi gibi üçgen biyikli, orta yaslarda bir adam koridordan geçenlerin sivesindeki Ingilizceyi konusuyordu
Neyin bilim, neyin de bilim olmadigini nasil anlariz?
Insan bilinci, süper ötesi bir bilgisayara aktarilabilecek mi?
Inançlar, fikirler ya da bilimsel hipotezler nörolojik bir semptom mu?
Gelecek, Transformasyonun çagi mi olacak?
Hakikat sevdalisi iki dost: Yüksel Mert ile Ekmel Ali Okur Bir kitap fuari dönüsü esnasinda trafik kazasi geçirip kil payi ölümden kurtuluyorlar. Ama bu kurtulus, onlar için yeni bir dirilise vesile olacak Dünyayi degistirecek bir projenin içerisinde buluverirler kendilerini. Ve bunca inanilmaz degisim ve dönüsümlerin yasandigi ortamda sorgulamaya, hakikat aynasini parlatmaya ve dünya barisi ve mutlu insan misyonunu gerçeklestirmek için gerektiginde Trump’in karsisinda bile düsüncelerini cesurca ve özgürce ifade etmeye devam ederler
Ekmel Ali Okur, Beyaz Saray’in koridorlarindan Oval Ofis’e dogru yürürken Yüksel de baska havadaydi. Ekmel Ali Okur’dan farkli olarak Yüksel Mert, bulundugu ortamlara daha çabuk adapte olabiliyordu. Bir ara yine o eski görüntüleri görür gibi oldu. Koridorun saginda tablolar vardi. Duvarlar beyazdi. Koridorun solunda ise küçük küçük dikdörtgenlerden olusmus büyük pencereler vardi. Disaridaki bahçenin yesil rengi pencereden çok da güzel görünüyordu.
Aniden çok kuvvetli bir görüntü ile karsilasti. Tipki disaridaki gibi güzel bir bahçede ayakta duruyordu. Sol tarafinda, Atatürk’ün kiyafetlerine benzer bir kiyafet giymis, alni genis ve kel, köydeki Ali amcasi gibi üçgen biyikli, orta yaslarda bir adam koridordan geçenlerin sivesindeki Ingilizceyi konusuyordu