Istanbul’un Osmanlilar tarafindan fethinden sonra, fakir Rum balikçi ve bahçevanlarin yasadigi, sehrin merkezinden oldukça uzakta ve Karadeniz’den gelecek beklenmedik saldirilara karsi korumasiz bir sahil köyü olan Therapia’nin kaderi 17. yüzyilin ikinci yarisindan sonra degismeye baslamistir. Trakya’nin dogusunda Istanbul’u çevreleyen çok sayida köyde o zamanlar yasamakta olan ve sayilari binlerle ifade edilen Rum - Ortodoks nüfusunun dini ve sosyal dayanisma merkezi olan Derkon (Terkos) Metropolitligi, Trakya’nin Terkos (Durusu) köyünde bulunan metropolitik merkezini buradan Istanbul’a daha yakin ve deniz kenarinda bir yere nakletmek isteyince; bu ise en uygun yer olarak Threapia seçilmistir.
(Önsözden)
(Önsözden)