Taaşşuk I Talat Ve Fitnat


18,00 TL
SKU 9786257909686
Yazar Şemseddin Sami
Yayınevi Hayy Kitap

Osmanlica harflerle basilmis “ilk Türkçe roman”

“Ah... Ah!.. Ben onu seviyorum. O beni seviyor... Insan, sevdigi adam tarafindan sevilmek!.. Kendisini seven adami sevmek!.. Ne büyük sey!.. Ne güzel sey!.. Fakat heyhat!.. Bizde bu sartlar bulundugu halde dünyanin en kara bahtlilariyiz!.. Ah felek ah!..” diyerek düsünmeye ve aglamaya baslardi.

Tanzimat Edebiyati yazarlarindan Semseddin Sami’nin 1872 yilinda yayinlanan Taassuk-i Tal’at ve Fitnat adli eseri Osmanlica harflerle basilmis “ilk Türkçe roman” olma özelligini tasir. Sami, dönemin kadin erkek iliskilerini romanin baskahramanlari olan Tal’at ve Fitnat üzerinden ele almistir. Romanda ilk görüste birbirlerine âsik olan bu iki gencin trajik hikâyesini okuyoruz.


Yazar Hakkinda:

Semseddin Sami
1850'de Güney Arnavutluk'ta Permet'e yakin Frasirî kasabasinda dogdu. Timar sahibi Frasirî ailesinden Halit Bey’in bes oglundan üçüncüsüdür. Diger iki ogul, Naim ve Abdül, Arnavutluk tarihinde önemli roller oynamislardir.
Ilk egitimini Bektasi tarikât'a ait olan Nasîbi Tâhir Baba Tekkesi'nde aldi. Ortaögrenimini bugünkü Yunanistan sinirlari içinde kalan Yanya'da ünlü Zosimea Lisesi'nde tamamladi. Arnavutça, Eski ve yeni Yunanca, Fransizca ve Italyanca'nin yani sira Türkçe, Arapça ve Farsça ögrendi. Aile gelenegi dogrultusunda Bektasi tekkesine devam etti.
Emine Hanim ile evli olan Semseddin Sami, bir süre Yanya Mektubi Kalemi'nde çalisti. 1871'da Istanbul'a geldi. Matbuat Kalemi'nde memur olarak göreve basladi. Memurluk yaparken bir yandan da ilk telif eseri olan Taassuk-i Talat ve Fitnat adli romanini 1872-1873 yillarinda forma forma yayinladi. Ebüzziya Tevfik'in çikardigi Sirac ve Hadika gazetelerinde çalisti. Vatan Yahut Silistre krizi esnasinda bu gazete Yeni Osmanlilar lehine nesriyatta bulundugu için kapatildi. 1874'te Fransizca'dan çevirdigi Ihtiyar Onbasi adli trajedisinin sahnede kazandigi basari üzerine, Arnavut sorunlarini ele alan Besa adli oyunu da Gedikpasa Tiyatrosu'nda sahnelendi.
1874'te vilayet gazetesini yönetmek üzere Trablusgarp'a gitti. Dokuz ay orada kaldi. Bu görevinden önce bir Italya seyahati yapti. Istanbul'a döndükten sonra, 1876'da Mihran Efendi Nakkasyan'la ile birlikte Sabah gazetesini yayimlamaya basladi. Bu gazete kisa zamanda büyük bir popülerlik kazanarak Türk basininda o zamana kadar görülmemis bir tiraja kavustu.
1877'de bir süre Rodos Valisi Sava Pasa'nin mühürdarligi görevinde bulundu. Dönüsünde, daha önce Sabah'ta yazdigi "Sundan Bundan" baslikli kösesini Tercüman-i Sark gazetesinde sürdürdü. Bu sirada yogun olarak Arnavut konulariyla ilgilendi. Bir yandan agabeyi Abdül Frasirî'nin önderligindeki Arnavut Ittihadi hareketini desteklerken, Arnavutluk’un Osmanli Devleti'nden ayrilmasini savunan görüslere karsi çikti.
1880'te Abdülhamit'in istegi üzerine saraya alinarak mabeynde kurulan Teftis-i Askeri Komisyonu'nun kâtipligine getirildi. Ölümüne kadar korudugu bu görev, onun ekonomik rahatliga kavusarak kitaplari üzerinde çalismasina imkân sagladi. Bu yillarda Daniel Defoe'dan Robenson Crusoe ve Victor Hugo'dan Sefiller romanlarini Türkçeye çevirdi. 1882-83 yillarinda, büyük eserlerinin ilki olan Fransizca-Türkçe Kamus-i Fransevi'yi, 1885'te de bu eserin Türkçe-Fransizca kismini yayinladi. Bu eserden dolayi II. Abdülhamit tarafindan Iftihar Madalyasi tevcih olundu. 1889'dan itibaren tek basina yazdigi ve dokuz yilda alti cilt olarak yayimladigi Kamus-ül A'lâm adli ansiklopediyle, Türkiye'nin en popüler yazarlarindan biri haline geldi.
Kamus-ül A'lâm yayini daha tamamlanmadan, 1896-1897 arasinda bir yillik bir çalismayla, bugüne dek hazirlanmis en kapsamli Arapça-Türkçe lugat olan Kamus-i Arabi adli büyük sözlügü fasil fasil çikarmaya basladi. Ancak Firuzabadi Kamus'unun bir buçuk kati olacagi haber verilen bu eserin, ancak cim harfinin sonuna kadar olan 504 sayfalik kismi yayimlandi.
1898'de gazetelerde Semseddin Sami'nin Türkçenin islahi üzerine bir dizi makalesi çikti. 1899'da modern ilkelere göre hazirlanmis ilk Türkçe-Türkç