Sokrates'e göre gerçek insan, bilmedigini bilen insandir. Dolayisiyla kendini bilen, taniyan insandir. Sürekli olarak ögrenen, degisen, yenilenen ve gelisen bir varlik olan gerçek insan bilgiye çok önem verir. Yasamda sadece bir iyi vardir: bilgi, sadece bir kötü vardir: cehalet, Cahil insan kendinin bile düsmanidir. Kötülügün kaynagi yanlis bilgi ya da bilgisizliktir. Bilge kisi gerçegi savunur. Onun görevini insanlari uyandirmak, magaradan çikartmak, "Kim, ne maksatla, ne zaman, nerede, niçin, nasil, neden" sorularini sorup yanit aramak, bu sorularla sorgulama yapmalarini saglamaktir.
Sokrates'in bu arastirici, sorgulayici ve elestirici tutumu toplumun önde gelen çevrelerinin kendisine düsman olmalarina neden olur. Devletin tanrilarina inanmadigi, gençleri dogru yoldan ayirdigi ve iyiyi kötü olarak gösterdigi için suçlanarak kendisini mahkemenin huzurunda bulur.
Sokrates'in bu arastirici, sorgulayici ve elestirici tutumu toplumun önde gelen çevrelerinin kendisine düsman olmalarina neden olur. Devletin tanrilarina inanmadigi, gençleri dogru yoldan ayirdigi ve iyiyi kötü olarak gösterdigi için suçlanarak kendisini mahkemenin huzurunda bulur.