Adnan’in ilk romani olan Sitt Marie-Rose, aslinda gerçek bir öyküden yola çikarak iç savasi, Ortadogu’nun kanayan yarasini, din çatismasi ve savas kültürünün saçmaligini kisa ve yogun biçimde gözler önüne seriyor. Özürlü çocuklarin devam ettigi bir okulun müdiresi olan Sitt Marie-Rose, Arap kadininin özgürlügü ve toplumsal adalet için mücadele ediyor. Ölüm bir dag yolunda çikiyor karsisina. Diyalogun yerini silahlarin aldigi bir hesaplasmanin bedelini caniyla ödüyor kahramanimiz. Ortadogu’yu tehlikeli bir güç arenasina dönüstüren kabile zihniyetini apaçik görüyoruz bu yapitta.