Kafkasya’nin bir köyünde Dilber adinda küçük bir kiz esircilerin eline düser. Istanbul’a getirilir. Dokuz yasindaki güzel kiz, Mustafa Efendi adinda bir memura satilir. Evin hanimi serttir, kötü huyludur. Dilber’e çok cefa ederek bütün agir isleri ona yüklenir, gücünün üstünde çalisir, öyleyken sik sik dövülmekten, asagilanmaktan kurtulamaz. Mustafa Efendi Erzurum’a bagli bir ilçeye atanir. Dilber’i götürmek istemediginden bir esirciye satar. Dilber sikintili yillar geçirir. Ona müzik, okuma, ev isleri ögretilir. Ardindan, satilir. Bir pasa konagina düser. Asaf Pasa’nin ailesi görgülü ve bilgilidir. Evde dengeli bir hava vardir. Dilber burasini çok sever, ilk kez rahat eder. Ailenin oglu Celal Avrupa’da okumus, resim çalismis, kültürlü ve yakisikli bir gençtir. Dilber’i model olarak kullanir, iki genç zamanla birbirlerine yakinlik duyarlar. Sevisirler. Anne baba durumu sezince telasa kapilirlar. Ogullarinin haberi olmadan kizi bir esirciye satarak konaktan uzaklastirirlar. Celal olup bitenleri ögrenince üzüntüden yataga düser.