Geri çekilme basladiginda, hava birden bire bozmustu. Önce hafif hafif baslayan kar yagisi giderek artmis rüzgârla karisik tipiye dönmüstü. Görüs mesafesi, sifira yakindi, geride kalan ve birliklerden kopanlarin kaybolmasi an meselesiydi. O nedenle, korku ve telas bir kâbus gibi çökmüstü askerlerin üzerine. Mola vermek askeri dinlendirmek de sakincaliydi. Yalinkat giyimli askerlerin hareketsiz beklemesi, donma olaylarina neden olacakti. Çekilme yürüyüsü kör bir çirpinisa dönmüstü. Atlar ve katirlar, yem torbalarina sokulu burunlariyla kükreme sesleri ile huysuzlanarak yol aliyorlardi. Yol izleri, yagan kar nedeni ile belirsizlesmisti. Yolunu sasirip ayri düsen askerleri bekleyen felaket, donarak ölmekti. O nedenle yolunu kaybedenler, ses çikarmak yasak olmasina ragmen, çigliklar atarak yardim istiyorlardi. Dere kenarlarinda, bayir baslarinda ayagini yanlis basip yuvarlananlar, ölümün kucagina düsüyorlardi.(Tanitim Bülteninden)