Yirminci yüzyilda çagdas sanat sahnesinin en bilinen ve saygin adlarindan biri olarak ün yapti Antoni Tàpies. Döneminin basat egilimleri kadar Dogu bilgeligi gibi mistik kaynaklardan da beslenen yapiti, bir yandan da sonu gelmek bilmez bir düsünce ve meditasyon kaynagi oldu onun için. Dogadaki her seyden yapitini kuran bir malzeme, renk, anlam devsirdi. Aman vermez bir muharebe alani saydigi sanat, yara izlerini magrurca tasidigi bir yasama ugrasinin zeminiydi ayni zamanda. Bu derlemede bir araya gelen yazilari, yapitina anlam katma çabasinin yazida vücut bulmus bir ugragi oldugu kadar, döneminin tayin edici önemdeki gelismelerine müdahil olma gayretini de ifade ediyor. Bugünün sanat dünyasina isik tutan bir uzgörüyle degeri tartisilmaz bir tanikliga soyunuyor Tàpies.