Seffafa beyaz zenciye arap denen cografyanin katmerli güller açtigi yillarda ayaklarimi su basiyordu bahçedeki tulumbanin gücünden hizir ile ilyasa küsüyorduk gül dalina baglanan dilekler tutmayinca rodrigonun gitar konçertosunu islikla çalarken öldürme aracidir diye gemi halatlarina bile bakamiyorduk zihnimiz yanlislikla iki paket hamur kabartma tozu atilmis kek gibi sistikçe sisiyordu da içimiz pismiyordu