Degil hakikati, hayallerini, rüyalarini bile anlatmaya korkuyorsun. Çünkü sustugun, kilitler altinda saklanip görünmez oldugun sürece güvendesin saniyorsun. Oysa ancak anlatarak ve yasini tutarak kurtulabilirsin içinde yillanmis acidan. Baska türlü islah olmaz kalbinde harelenmis o ugursuz gam.Birak, bir bir dökülsün gizlice kendini izledigin aynalarin sirlari. Birak, kendi sirrinda parçalansin cam, tarumar olsun dünün bütün dogrulari. Aksin zehir, temizlensin kan, bulsun yolunu zaman.Bu demde sadece gerçegin yolcususun. Hem gücün de yok sanma bu tekinsiz yolu adimlamaya. Unutma, sen sustugun için böyle yorgunsun.Simdi akrebi ve yelkovani, kalbini kirdiklari yerde uyut, evvelce verilmis insafsiz sözleri unut ve öyle bir çiglik at ki, bütün sessizlik yeminleri o an bozulsun. Birak, artik her sey konusulsun...Kaybolan kocasini bulmak üzere Istanbul’a gelen Pilar, yabanci bir sehirde, tanimadigi insanlarin arasinda onun izini sürmeye baslar. Ancak kocasi Eyüp’ün ardinda biraktigi rüya defterindeki isaretler, zamanla Pilar’i kâbusla gerçegin birbirine karistigi bambaska bir hikâyenin içine tasir. Artik gizli kalmis ne varsa, hepsinin ortaya dökülmesinin zamanidir.Nermin Yildirim’dan rüyalar, gerçekler, sirlar ve suskun kalmislar üzerine sarsici bir roman...