Insana büyük bir nese veren yapitlar vardir. “Parma Manastiri“ni okumak okura her seyden önce, Stendhal’in yazma sevincine benzeyen bir okuma sevinci asilar. Insan yapitin hemen hemen mucize diye adlandirilabilecek kosullarda yaratildigini ögrenince, olaganüstü bir atilimin yaratilisa öncülük ettigini kestirir. Hiçbir romani yeniden okumak “Parma Manastiri“ni yeniden okumak kadar güzel olamaz; hiçbir edebi yapit edebiyatin paradoksu’nun üstesinden bundan daha iyi gelemez; bu roman sinirlari belirli, kapali, eksiksiz olan ve kendi kendine yeten bir romandir; apaçiktir, okuru zamanin ve kaderin agirligindan kurtarir. Yazarin romanin basindan sonuna kadar yalnizca anlatma zevkine kapildigi sezilir, tipki peri masallarinda ya da serüven romanlarinda oldugu gibi. (Arka Kapak)