Paris 1900 2000 Mimarlık Ve Kent Dizisi 3
28,00 TL
| SKU | 9789755216829 |
|---|---|
| Yazar | Kolektif |
| Yayınevi | Boyut Yayın Grubu |
Paris 1900-2000 Yarattigi aksi dogrultudaki çagrisimlara karsin, Paris dünyanin Modern Mimarlik odaklari arasinda biraz kisitli bir agirliga sahip. Sözgelimi, onun Gotik mimarlik baglamindaki önemini yadsimak olanaksiz. Rönesans’ta henüz Kuzey ve Orta Italya agirlikliysa da, Paris yavas yavas tirmanmaya koyulur. Barok çag gündeme geldiginde ise, Paris yine baslangiçta Italya’nin üstlendigi öncülük rolünü kolay kapmis gibi gözükür. 17. yüzyildan baslayarak artik Avrupa’da mimarlik adina yazilip söylenecek her sey Paris merkezli olarak söylenmek zorunda olacaktir. En önemli mimarlar orada çalismakta, en önemli mimari söylem ürünleri orada verilmekte, en ilginç tasarimlar orada ortaya konmaktadir. Mimarlik egitimi almak için Paris’e gitmek biçimindeki aliskanlik geç 17. yüzyildan baslar ve 19. yüzyilda artik tartisilmaz bir beklenti haline gelir mimarlik camiasinda. Eklektisizmin en büyük adlarindan bazilari Paris’te dogup büyüyeceklerdir. Ve nihayet 1920’lerin tüm dünyada yaygin bir egilimi olan Art Deco, her yerden çok Paris merkezli bir etkinlikle tanimlanir. Ne var ki, Paris, Modern Mimarlik hareketinin Giedion tarafindan biraz da haksiz bir biçimde abartilan öncü girisimler döneminde önemli bir odak olsa da, Modernizm’in “kahramanlik çagi“nda ikinci plandadir. Gerçekten de demir ve betonarme insaatta Paris kimi erken deneysel yaklasimlara evsahipligi yapar. Modernizm’in Giedion’un ileri sürdügünün aksine, dogrudan dogruya bu gelismelerle tetiklendigini iddia etmek zordur; ama, Labrouste, Baudot, Freyssinet gibi adlar Erken Modernistler’e Paris’teki çabalariyla esin kaynagi olacak, yeni bir mimarligin gereklilik ve olanakliligini orada kanitlayacaklardir. Fakat, giderek Paris’in öncülük rolü baska kültür cografyalarina dogru yer degistirmektedir. Önce Avusturya, yüzyil dönümündeki müthis devingenligiyle parlak bir yaratim merkezi olur çikar. Kent planlamada Ingiltere’de baslayan “garden city“ hareketi tüm Avrupa’yi etkisi altina alir. Hollanda ve özellikle orada dogan De Stijl, mimarlik ve genelde tasarim açisindan o siralarda Paris’te ortaya konanlardan çok daha devrimci ürünler verir. Ve nihayet Birinci Dünya Savasi ertesinde Almanya dünyanin en aktif Modernizm üretecine dönüsür. Berlin, tarihinde ilk kez olarak ve belki bir daha asla yinelenemeyecek bir enerjiyle Paris’i asar. Atilimci birseyler görmek ve üretmek isteyenler iki onyil boyunca Berlin’e akarlar... (Tanitim Yazisindan)