Osmanlı Devleti'nde Engelliler Ve Engelli Eğitimi Sağır Dilsiz Ve Körler Mektebi
55,56 TL
| SKU | 9786054326822 |
|---|---|
| Yazar | Sezai Balcı |
| Yayınevi | Libra Yayınları |
Bu çalismada isitme, konusma ve görme engelli bireylerin Osmanli Devleti’nde ve Cumhuriyet’in ilk yillarindaki egitim-ögretim faaliyetleri ele alinmistir. Osmanli klasik devrinde istihdam edilen engelliler bîzebân denilen sagir ve dilsizlerden seçilmekteydi. Sagir ve dilsizlerin Osmanli sarayinda istihdamina Fatih Sultan Mehmet devrinde baslanmistir. Padisahin kapisinda nöbet tutan bîzebânlar daha çok rikâb günlerindeki görüsmeler sirasinda Darüssaade ve Silahtâr agalariyla, Basçukadâr, Sirkâtibi ve Hazine Kethüdasi gibi görevlilere Padisah tarafindan verilecek olan emirleri bildirirlerdi. Böylece görüsmelerin gizliligi saglanarak devlet sirlarinin ifsa edilmesi engellenirdi. Sagir ve dilsizler gizlilik ve güvenlik gerektiren isler disinda Padisahlara musâhiplik yaptiklari gibi zaman zaman da cellât olarak kullanilmislardir. Saray ve Harem disinda Babiâli, Dâr-i Sûrâ-yi Askerî Meclisi, Hassa Ordusu Meclisi, Hariciye Nezareti, Meclis-i Vâlâ, Meclis-i Maarif-i Umumiye ve Sûrâ-yi Devlet gibi birçok birimde dilsizler istihdam edilmistir. Bu gelenek, günümüzde TBMM ve Bakanlar Kurulu toplantilarinda sagir ve dilsiz kavaslarin kullanilmasiyla devam etmektedir. Sultan II. Abdülhamit devrinde büyük bir gelisme gösteren Türk egitiminin en büyük adimlarindan birini de sagir, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dahil olmalari olusturmaktaydi. Bu amaçla 30 Eylül 1889’da Sagir ve Dilsiz Mektebi açilmistir. Okula 1891’de de körler sinifi ilave edilmistir. II. Abdülhamit döneminde açilan okulun Avrupa standartlarina ulasamayisi, binadan binaya tasinmasi, okulun basarisiz bir girisim olarak kalmasina sebep olmustur. Bununla birlikte okulun üniformasi, alfabesi, müfredati ve ögrenciye sundugu imkânlar özel egitimde kayda deger adimlardir. Bu haliyle Osmanli Sagir, Dilsiz ve Ama Mektebi, engelli egitiminde bir öncü vazifesi görmüstür.