Bilinçaltinin olaganüstü güç ve gizemi ; söz, imge, sembol ve düsünceden olusan, baska bir düs iklimine göçe zorlar sairi… hayal yolculuguyla baslayan benligin bu seriveni ; varilan o iklimde metafizik ve düslerle, imkânsizi mümkün kilar. Iyi bir siir, okuyani bu serüvene dâhil eder. Imge, o lahzada bedeni kadar yer tuttugu yeryüzünde, aklin alamayacagi sonsuz büyüklüge ve anlama ulasir. Burasi, onun gerçeklestigi kozmik mekândir. Göç sirasinda saire ve gerçek okura ; ruhumuzdaki ötekinin sesi, kâinatin çagrisi, acilarin uçurumu, çocuk yüzlü mutluluklar, insanin yasama sevinci, var olmanin sancisi, ölüm kaygisi, doganin hissi, yalnizlik duygusu, sevginin varligi ya da yoklugu, özgürlük tutkusu, askin büyüsü ve nebulanin kuslari eslik eder.