Içimden bir ses, her seyin bitmedigini söylüyordu. Daha kötüsünü bekliyordum. Birdenbire ana koridordan içeri süzülen soguk bir rüzgâr hissettim. Benden baska kimsenin hissetmedigine emindim. Arkamda bir çiglik duydum. Bu Kate’in sesiydi, arkami döndügümde Kate’den otuz kirk santim daha uzun, kapüsonlu ve karanliklar içinde büyücüyü gördüm. Büyücü siyah eldivenleriyle boynunu narin bir sekilde tutup yerden on santim yukari tuttugu Kate’e baktiktan sonra bana döndü, tam üzerine hamle yapacakken: “Gücünün daha farkinda degilsin“ diye fisildadi. (Tanitim Bülteninden)