Panait Istrati’nin kahramanlari, tasranin, kenar mahallelerin en yoksul en kendilerine özgü kisileridir. Ama Istrati dünyasinda toplumsal ve ekonomik kosullarla tarihsellik, ölü bir fon olarak çikar karsimiza. Onun kisileri için bu dünya bir sinav alanidir. Aski cinsellige tercih eden, kendilerine meydan okuyan dogayi, salgin hastaliklari, felaketleri, kitliklari, büyük bir sinavin parçasi gibi gören; hayati, varolusu en derinde bir yerde temellendiren bu insanlar, dinsel bir çileciligin ucundaki özgürlügün pesindedirler sanki. Bu da onlari, Sait Faik öykülerinin "temel bir insanlik duygusunu" arayan, sosyal dünyanin belirleyici etkisini bu arayistan tamamen yalitmayan öykülerindeki insanlardan iyice farkli kilan yandir. Minka Abla: Çilenin içindeki özgürlük.