Milliyetçi Türkiye
25,93 TL
| SKU | 9786059636414 |
|---|---|
| Yazar | Hasan Acar |
| Yayınevi | Bilgin Kültür Sanat Yayınları |
"Gün olur, ülküsüz insanlara gipta ile bakasiniz gelir. Rahat yasarlar. Tipki Sairin söyledigi gibi; 'Akl-i suurlari vardir, güzel severler. Bade içerler ve nihayet göçüp giderler.'
Ülkücülerin hayati bambaskadir. Sözcüklerinde rahatlik kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her seyle zaman zaman çatistiklari görülür. Arkadaslari ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarindan ziyade politikanin degisen icaplarina uymayi tercih eden kudret sahipleri ile de sik sik ihtilafa düserler. Çok defa, baslari belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri 'kalabalik'a göre, uslanmamaktir; kendilerine göre de, yilmamak.
Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hirka o'na yeter. Paraya karsi o kadar müstagnidir ki, halkin hayretine sebep olur. Herkesin istedigini istemez, ne istedigini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri disinda zevk tanimayanlarin gözünde 'zevksiz' bir adamdir! Küçümserler onu, hayati anlamamakla, üç günlük dünyanin hakkini vermemekle itham ederler. Böyle davranislara hiç önem vermez. Elverir ki, inandigina dokunulmasin!(...)
Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir askta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlidir, sitemi eksik etmez, incinmege de hiç gelemez. Diger sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu bastanbasa haysiyet kesilir. Sahsina fenalik yapanlara pek aldirmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karsilik beklemez, mükafat istemez, bir garip kisidir...Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkardir. Gerçek asiklar gibidir; kiskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzellesecegini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür.
Ülkücünün en çok dinledigi 'nasihat'tir. "Yapma' derler', hayatini heba etme" derler, "gününü gün et" derler. O kadar çok sey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbiri tutmaz, gene bildigi gibi yasar.(...)
Gün gelir, ecel hükmünü icra eder, ülkücü dünyasini degistirir. 'Kalabalik' o'na acir, daha iyi yasamis olmasini temenni eder. Halbuki o, inançlari ugrunda yasamanin hazzini tadamadiklari için ömrü boyunca "kalabalik"a acimistir.
Galip Erdem (Tercüman, 13 Agustos 1961)
Ülkücülerin hayati bambaskadir. Sözcüklerinde rahatlik kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her seyle zaman zaman çatistiklari görülür. Arkadaslari ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarindan ziyade politikanin degisen icaplarina uymayi tercih eden kudret sahipleri ile de sik sik ihtilafa düserler. Çok defa, baslari belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri 'kalabalik'a göre, uslanmamaktir; kendilerine göre de, yilmamak.
Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hirka o'na yeter. Paraya karsi o kadar müstagnidir ki, halkin hayretine sebep olur. Herkesin istedigini istemez, ne istedigini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri disinda zevk tanimayanlarin gözünde 'zevksiz' bir adamdir! Küçümserler onu, hayati anlamamakla, üç günlük dünyanin hakkini vermemekle itham ederler. Böyle davranislara hiç önem vermez. Elverir ki, inandigina dokunulmasin!(...)
Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir askta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlidir, sitemi eksik etmez, incinmege de hiç gelemez. Diger sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu bastanbasa haysiyet kesilir. Sahsina fenalik yapanlara pek aldirmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karsilik beklemez, mükafat istemez, bir garip kisidir...Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkardir. Gerçek asiklar gibidir; kiskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzellesecegini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür.
Ülkücünün en çok dinledigi 'nasihat'tir. "Yapma' derler', hayatini heba etme" derler, "gününü gün et" derler. O kadar çok sey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbiri tutmaz, gene bildigi gibi yasar.(...)
Gün gelir, ecel hükmünü icra eder, ülkücü dünyasini degistirir. 'Kalabalik' o'na acir, daha iyi yasamis olmasini temenni eder. Halbuki o, inançlari ugrunda yasamanin hazzini tadamadiklari için ömrü boyunca "kalabalik"a acimistir.
Galip Erdem (Tercüman, 13 Agustos 1961)