Mezar Bekçisi


31,30 TL
SKU 9786051806303
Yazar Hülya Eralp
Yayınevi Gece Kitaplığı

Mezar Bekçisi

…hayir, mezar bostu. Üstünde kendi kizinin mezar tasi vardi ama bostu. Adam beyninden vurulmusa döndü. Bu da neydi? “Kizim belki de ölmemis, saat geçirmistir. Belki simdi evde annesiyle oturuyorlardir” diye içi umutla doldu. Sonra içinden bir ses, bunun mümkün olamayacagini haykirmasiyla beraber, yeniden dehsete kapildi. Hem “Bu kizin mezari neden bos?” diye oldugu yere mihlaniyor, bos bos mezara bakiyor hem de ne olmus olabilecegine dair akil yürütmeye çalisiyor, lakin o an tüm akil melaikeleri devre disi kaliyordu. Neden sonra, fidye için kaçirilmis olabilecegini düsündü ama bu mümkün degildi, çünkü zengin degillerdi. Omuzlari yeniden düstü. Sonra birden yavrusunu yitirmis deli koyunlar gibi bir o mezara bir bu mezara kosmaya basladi. Bunu birkaç kez tekrarladi. Hizla diger adalara dogru kosusturuyor, sonra bunun bir kâbus olmasini dileyerek, “Kizim mezarina geri dönmüstür belki!” umuduyla tekrar kizinin mezarina kosuyordu. Hayir hayir, bu mutlaka kötü bir kabustu ve az sonra uyanacakti. Sonra yeniden diger adalara ve kizinin mezarina kostu ve bu kisir döngüyü en az on kez tekrarladi…

Sadece His
“…Keske aklim da gideydi basimdan. Gideydi de basima ne geldigini anlamayaydim. Madem aklim yerinde duruyor, en azindan bir kolumda can kalaydi. O zaman elime geçen ilk firsatta canima da kiyardim. Aman Tanrim, ne gözyaslarimi ne de burnumu silebiliyorum! Bu ne kadar korkunç bir sey! Artik en temel ihtiyaçlarim için bile baskalarina mi muhtacim simdi? Ah! Bu insanlar nelere sahip olduklarini biliyorlar mi? Ah keske pencereden bir kez disari bakabilsem! Oradan geçen bir insan görsem! Beni görmese bile ona el sallasam!”