"Gülfidan, uzun boyuyla, sariya çalan bal rengi ve ipegimsi uzun saçlariyla, mavi gözleri ve ince yüz hatlariyla, ilahi güzelligi olan bir genç kadindi. Küçük ve nazik elleri ve kutsal bakisli gözleriyle, kucagindaki Isa'ya bakan Meryem'e benziyordu. Zaten asil adi da Maria'ydi. Morali Ahmet'e olan sevgisiydi, onu din degistirmeye iten, inancinin siki olmasina karsin. Adini degistirmis, ama Isa'ya olan inancini yitirmemistir...Uzun yillar sonra bir Mugla evinde, siva altindan çikacakti, Mikail Usta Moralinin evini yaparken koydurdugu ikona..."-“Gülfidan, uzun boyuyla, sariya çalan bal rengi ve ipegimsi uzun saçlariyla, mavi gözleri ve ince yüz hatlariyla, ilahi güzelligi olan bir genç kadindi. Küçük ve nazik elleri ve kutsal bakisli gözleiyle, kucagindaki Isa’ya bakan Meryem’e benziyordu. Zaten asil adi da Maria’ydi. Morali Ahmet’e olan sevgisiydi, onu din degistirmeye iten, inancinin siki olmasina karsin. Adini degistirmis, ama Isa’ya olan inancini yitirmemistir... Uzun yillar sonra bir Mugla evinde, siva altindan çikacakti, Mikail Usta Moralinin evini yaparken koydurdugu ikona...“(Arka Kapak)