Demek istiyorum ve belki de tekrar ediyorum ki, hissiyat-i vataniye’yi baska suretle tasvire edvar-i maziyede, hatta pek yakin zamanlara gelinceye kadar mesag yoktu. Zaten avaze-i hürriyetin namesmu ve maktu oldugu bir memleketde baska türlü ses çikmaga imkan yok. Bizim bu yolda siir söyleyisimiz mahpuslarin sarki söylemesi gibidir. Onun için biz kendi kendimize arada tekaza-yi nefs etsek bile sairin muahezatina müstehak degiliz. (Arka Kapak)