Orhan Çaçan’in öykü kitabi zindanin karanlik dehlizlerinde bir mum isigi gibi karanligi ne kadar aydinlatti. Arkadasimiz bu öyküleriyle bir zihniyeti okumamizi ve sorgulamamizi saglamistir. “Kustur Uçar” biraz komik, gülünç ama zindanin gerçek trajikomik öyküsünü özetler. Zindanda kustur uçar demesi ya da kabul edilmesi sanildigi gibi kolay degildir. Mesele salt kus meselesi midir? Hayir degil! Bir zihniyet, bir sistem, sistemin yapisalligi ve islevselliginin ne oldugudur. Yazar bunu bir “kusun uçusunda” ne güzel de anlatmis… Bir ülkenin zihniyetini, psiko-sosyal yapisini anlamak istiyorsak düsünür Michael Foucoult’un dedigi gibi, o ülkenin hapishane, timarhane ve hastanelerine bakmak gerekir.Orhan Çaçan’in öykülerinde de bu üçünü birden çözmek ve görmek mümkündür. Hapishaneler, özelde F Tipleri, sistem zihniyetinin uygulandigi en belirgin alanlardir. Ilk elden bu zihniyetin sonucu olarak insanlar F Tipinde hem esir, hem hasta, hem de deli olabilmekte ya da delirtilmek istenmektedir.Nevzat Çapkin