“Yapisalcilik, Marksizm, post-yapisalcilik ve benzerleri, artik eskisi kadar seksi konular degil. Simdi seksi olan sey daha ziyade seksin kendisi. Akademinin vahsi sularinda, Fransiz felsefesine duyulan ilgi, yerini Fransiz öpücügüne gösterilen teveccühe birakti. Bazi kültürel çevrelerde de mastürbasyon siyaseti Ordadogu’nun siyasal olaylarindan daha fazla ilgi çekiyor.“Terry Eagleton, çagimiz entellektüelinin dramatik bir vicdan muhasebesi ve onurlu bir çikis arayisi olarak da okunabilecek Kuramdan Sonra adli bu son kitabiyla bir kere daha tanismalarin odagina yerlesiyor.Sivri dilini, kendisi dahil, herkese batiran Eagleton’a göre, postmodern solun yerel düsünmeye basladigi bir anda, tarih büyük oynuyor; siyasal sag küresel çapta eylemde bulunurken, sol bütün küresel meselelerden feragat ediyor...(Arka Kapak’tan)