Korku Ve İlham, Nöbette


31,48 TL
SKU 9786058210530
Yazar Andy McSmith
Yayınevi 16 Metrekare Yayınları

Rekreasyonun her çesidine tüketici tercihi olarak yaklastigimiz bir çagda, sanat ve kültürün, insanin medenilesmesine olan etkisini hafife aliyoruz. Bir diktatörlük, büyük sanat eserlerinin etkisinde kalmis olanlari, görünüste itaat etmeye zorlayabilir ama onlari, hükümet propagandasinin nihai gerçeklik olduguna inandiramaz. Ahmatova’nin siirlerini ya da Sostakoviç’in bestelerini özümsemis bir Rus, Stalin’in son derece etkili baski ve zulüm sistemiyle bile robota dönüstürülemez. Bariz çaresizliklerine ragmen bu sanatçilar, yasadiklari dönemlerin tarihinde önemsiz karakterler degil, o tarihin birer parçasiydilar. Rus dilinde yazilmis en güzel siirlerden bazilari, 1920’li yillarin agir kargasasi ya da Stalin’in habis bakislari altinda yazildi. Sostakoviç, Dördüncü, Besinci ve Yedinci Senfonilerini ve diger uzun soluklu eserlerini Stalin zamaninda yazdi; Prokofyev, dünya klasik müzik repertuarinda en popüler çocuk eserlerinden biri olan Peter ve Kurt ile muhtesem Romeo ve Juliet balesini besteledi, 1930’larin en popüler filmlerinden biri olan Aleksandr Nevsky’de Ayzenstayn ile birlikte çalisti; Bulgakov, Rusya’nin 20. yüzyildaki en favori romani olan Üstat ile Margarita’yi gizlice yazdi; Pasternak, Doktor Jivago’yu ve Mihail Solohov, diger bir muhtesem eser olan Ve Durgun Akardi Don’u yayimladi. “Neden yakiniyorsun?” diye sorardi M. “Siire yalnizca bu ülkede saygi duyuluyor onun için insanlari öldürüyorlar.”

- Nadezhda Mandelstam

Ilk önce Mayakovski söze girdi. Her zamanki gibi gümbür gümbür sesiyle konusuyor, yumrugunu masaya indiriyor, o zamanlar yanindan hiç ayirmadigi agir bastonunu yere vuruyordu. Svedsikov’un Potemkin’i derhal yurt disinda satisa çikarmasini istedi ve bunu
yapmazsa tarihe bir hain olarak geçecegini söyledi. Svedsikov birkaç kez araya girmeye, birseyler söylemeye çalistiysa da çabalari bosaydi. Mayakovski konusmaya basladi mi kimse agzini açamazdi. Konusmasinin doruk noktasi son derece etkileyici oldu. Lafini bitirince odadan çikmak üzere arkasina döndü.

Bitirdiniz mi? dedi Svedsikov. Bitirdiyseniz benim de birkaç sözüm olacak.

Mayakovski kapinin agzinda durdu, büyük bir vakarla cevap verdi: Bitirmedim ve bes yüz yil daha da bitirmeyecegim. Svedsikov’larin biri gelir biri gider ama sanat baki kalir. Bunu unutmayin!

Mayakovski’nin intiharindan dört gün sonra, Mihail Bulgakov’u ögle uykusundan uyandiran telefon Merkez Komite'den geliyordu. Bulgakov bunun bir saka oldugunu düsündü ama hiç komik degildi. Merkez Komite söyle dursun, Komünist Parti’nin hiçbir kademesinde tanidigi yoktu. O kadar kabuguna çekilmisti ki, 1929 yilinin Temmuz ayinda yani on ay önce bütün umutlarini kaybetmis bir halde Stalin’e bir mektup yazmisti: SSCB hükümetiyle görüsmeniz ve Beni, Karim L.Ye. Bulgakova Ile (kendisi de bunu istiyor) Birlikte SSCB’den Sinir Disi Etmeleri talimati vermeniz için sizden yardim istiyorum. Bu istegi reddedilince, 28 Mart 1930’da daha uzun bir mektup yazarak talebini tekrarlamisti.

Uykudan yeni uyanan Bulgakov, saçi basi daginik, sinirli bir halde telefonu açti.

Mihail Afanaseviç Bulgakov?

Evet, evet.

Yoldas Stalin sizinle konusacak.

Ne Stalin’i? Stalin mi?

Hattin diger ucunda önce bir sessizlik oldu sonra baska birinin Gürcü aksaniyla konustugu duyuldu.