Iki aylikken evimize geldi balköpügü renginde kadife gibi tüylere sahip olan Köpük kizim. Erkek kardesi Maksi de arkadasim Leyla’nin köpegi oldu.Gelisleriyle birlikte hayatimiz renklendi, sansimiz artti, bereketimiz çogaldi. Birlikte çok güzel anilar yasadik. Üç yasindayken anne oldu tüylü kizim. Üçü disi, üçü erkek yavrulara iki ay birlikte baktik. Yavrular anne sütünden baska mamalara geçince Boncuk disinda hepsini birer birer yeni sahiplerinin evine yolladik. Boncuk, annesinin yaninda büyümeye devam etti. Böylece tasma sayimiz ikiye çikti. Hafta sonlari ve yazlari Sile’nin en sirin köylerinden Karakiraz’da yasamaya baslayinca baska köpeklerimiz de oldu. Lusi, Prens ya da Prenses, Karamel ve Dolar, 2.Köpük, Gina, Findik, Page, Tina ve digerleri. Geçtigimiz yil önce Köpük’ü, ardindan Maksi’yi kaybettik. Hepimiz çok üzüldük tabii ama en çok Boncuk etkilendi: Resmen hayata küstü. Kendine yatak odamizdaki sürgülü gardirobun içinde, kuytu bir köse buldu ve oraya yerlesti. Iste bu kitap, Boncuk’un annesinden önce ve sonraki hayatini anlatiyor. Ayni zamanda hayatima degip geçen bütün köpekleri…Kisacasi köpeklere dair her sey…