Havada toprak kokusu vardi. Yagmur yagdiktan sonra olusan o bilindik essiz koku Bütün cigerlerime dolmustu sanki; ama çok da sikayetçi degildim bu durumdan. Sadece biraz korkutuyordu beni. Çocuklugumun yagmurlu günleri geliyordu aklima. Kaçtigim, korktugum yagmurlar... Neden kaçiyordum ki, bu kokuyu duymak varken Iste simdi çok yakinimdaydi o toprak. Göremiyordum, sadece duyumsadigim bir toprak kokusu vardi o kadar. Elimde sadece o vardi. Ama daha fazlasini istedim ve basardim da. Artik birbirine karisip duran kus sesleri vardi. Canliligi anlatiyorlardi bana. Bir de yaprak sesleri… Arada siddetlenen arada azalan sesler. Rüzgar ne derse onu yapiyorlardi. Evet, hissediyordum artik. Islak toprakta boylu boyunca yatiyordum. Hafif bir rüzgar üzerimden geçiyordu. Vücuduma degdiginde fazlaca ürperiyordum. Üstüm basim sirilsiklamdi, bunu da hissediyordum bir yandan. Esen rüzgar bu yüzden beni bu kadar ürpertiyordu belli ki.
Bu kadari da yeterli degildi. Görmem lazimdi. O yapraklari görmeliydim. Sansim varsa o sakiyan kuslari Gözlerimi biraz da olsa açabilmistim. Belli belirsiz tepemde olan agaca baktim. Hava nerdeyse kararacak gibiydi. Buraya nasil geldigimi düsünmeye çalistim. Agaç sayesinde yavas yavas hatirlamaya basladim. Evet, Kesal’a gidiyordum.
Bu kadari da yeterli degildi. Görmem lazimdi. O yapraklari görmeliydim. Sansim varsa o sakiyan kuslari Gözlerimi biraz da olsa açabilmistim. Belli belirsiz tepemde olan agaca baktim. Hava nerdeyse kararacak gibiydi. Buraya nasil geldigimi düsünmeye çalistim. Agaç sayesinde yavas yavas hatirlamaya basladim. Evet, Kesal’a gidiyordum.