Gerçek olaylardan esinlenerek ve bunlari bir roman tadiyla birlestirerek ortaya çikarilmis sayfalar... Bir tür ani romani... Bazi olaylarin belki mekânlari, belki zamanlari degismistir, sahislarin da kimlikleri her zaman belirli degildir. Fakat olaylarin özü gerçektir... Iste iki üç nesil arayla, ülkemizin insanlarinin degisik portreleri... Sonra Balkanlar, Yakin Dogu, sonra Avrupa... Yeni portreler... Son yüzyilda yasanan facialar, kades kavgalari, bozgunlar, yenilgiler, merhametsiz zaferler... yalanlar... yalanlar... Küller, yikintilar içinde uygarligin, manevi degerlerin yok olusu... Yakin tarihi izleyenlerimiz, hele savas dergilerini karistirmis olan okuyucular, olaylarin çogunu taniyacaklardir... Romanin kahramanlarini da... Anadolu daglarinda bir kisla, gencecik bir “askeri tabib”... Kore gazileri... Avrupa’daki iki hengameden sonra vatanlarindan kopmus umutsuzlar... sürgündeki çilekeslerin ruhsal dünyalari... elleri kanli düsman kardesler... insafsiz kehanetleri ve melun dehasiyla, yazar ve doktor Derval!.. Yeniden iç savaslar, yeniden karanlikta kavgalar... Kitabin okuyuculari, roman kahramanlarinin sasirtici sahsiyetlerini, uzak ve yakin olaylarin perde arkalarini ve insanligin durmadan sürüklendigi ve sürüklenecegi felaketleri, bir belgesel gibi izleyeceklerdir... Ve kitabin son sayfaini kapattiktan sonra elbette ki kendi kendilerine birçok soru yönelteceklerdir...