"Eylül ayi sonlarina dogru birdenbire senleniverir Artvin. Yaz aylarinda belirgin bir sekilde tenhalasan kent, köylerden, kasabalardan gelen binlerce ögrenciyle dolar tasar, insanlar adeta sigmaz olurlar daracik caddelere, sokaklara. Her kösesinde bir canlilik, bir hareket baslar, artik ögrenciler kenti olmustur Artvin... Neden ögrenciler kenti, neden okuma siralamasinda en baslarinda yer almakta, bu halk okumaga, okutmaga neden bu denli düskün? Engebeli bir yapiya sahip olan Artvin'in arazisi, Karadeniz kiyisindan biraz içeriye gidildikçe birden yükselmege baslar. Birbiri üzerine yigilan daglar, tepeler, kayalar, bölgenin efsanevi noklarindan Karçal'i ve diger yükseltileri olusturular. Her yan kirik, her yan bölük pörçük, sanki yeryüzünün bütün tepeleri, daglari kayalari buralarda toplanmis... Ve bu daglarin eteklerine, yamaçlarina, dere agizlarina serpilmis yüzlerce köy, birer karislik topraklarda ayakta kalabilmenin mücadelesini veren onbinlerce aile..."