Murat’a ne olduysa, Çigdem’i hasta yataginda, kansere yenik düsmüs haliyle gördügünde oldu. O sahne, yasadiklari romantik ask filminin koptugu andi. Apar topar kaçmisti oradan. Ama o, herkesin sandigi gibi, hasta bir kizla hayati paylasmaktan kaçmamisti. Orada yatan kizin hasta ya da saglikli olmasi, güzel ya da çirkin olmasi degildi Murat’in her seyden vazgeçmesinin nedeni. Bunu kendine itiraf etmisti defalarca; evet, Çigdem’i o halde görmek kendisini çok etkilemisti gerçekten de fakat birlikte kurguladiklari ortak gelecekleriyle ilgili kararini degistirecek kadar degil. Herkesin –çesitli ön yargilarla- iskaladigi asil gerçekse; orada yatan kizin Murat’in asik oldugu kiz olmamasiydi. O baska biriydi… Üzerine kanserin gölgesinin düstügü biri! Asik oldugu yüz o yüz degildi. Murat’in ta içine kadar hayran hayran baktigi gözler, o gözler degildi. O kiz baska bir kizdi ve Murat iste bu yeni kizdan kaçmisti aslinda; biricik aski Çigdem’den degil...