Her zaman oldugu gibi önce evine onu birakti. Uzun bir aradan sonra askini itiraf etmisti ve bunun hakli mutlulugunu yasiyordu. Aslinda ayrilmak istememisti ondan ama saat epey geç olmustu. Eve gitmek istemedi yine de Deniz kenarinda bir banka oturdu. Dalgalarin duvara vurus sesine kulak verdi. Saat çok geç oldugu için disarida kimse yoktu. Tek ses, sokak köpeklerinin ve kedilerin çöp karistirma sesleriydi Öyle huzurluydu ki simdi, sanki üzerinden bir yük kalkmisti. Gerçi böyle bir askin itirafina yük demek ne kadar dogru olabilirdi ki? Sonra basini gökyüzüne kaldirdi. Hava açikti ve sadece ayi görüyordu. Ayin beyaz yüzündeki sekilleri gülümsemeye benzetti. Hafif miriltili bir sesle, gözlerini ondan ayirmadan konusmaya basladi. Sen sahitsin... Bizim bulusmalarimiza da, ona bakislarima da Simdi güldügüne göre sen de benim gibi mutlusun. Senin isigin aydinlatti bizim askimizi. Bizim gibi senin var olmani da saglayana sükürler olsun.