İslam Hukukunda Uluslararası Uyuşmazlıkların Çözümünde Mukabele Uygulamaları


33,70 TL
SKU 9786052880135

Fertler arasinda oldugu gibi uluslararasi toplumun özneleri (süje) olan devletler arasinda da bir takim uyusmazliklarin yasanmasi bir vakiadir. 19. asir öncesinde uyusmazliklar genellikle savaslarla çözülmekteydi. Son iki asirda dünyada yasanan köklü degisme ve gelismeler, kuskusuz uluslararasi hukuk düzenine de derinden etki etmis ve barisin esas alindigi bir uluslararasi toplum düzenine geçilmistir. Buna paralel olarak, savas ve baris seklindeki iliski türünün arasinda, uluslararasi toplum nezdinde, savasa varmayan zorlamalar hukuku diye yeni bir alan literatüre girmis oldu. Bu yeni alan, önceden savasla çözüme kavusturulan uyusmazliklari, savasin söz konusu olmayacagi bir uluslararasi hukuk sahasinda çözümleme maksadi tasir.

Devletler arasindaki uyusmazliklarin çözülmesi, tüm uluslararasi hukuk aktörlerince beklenen bir durum oldugu gibi uluslararasi toplumun huzurunun da bir göstergesidir. Uluslararasi uyusmazliklari gidermek için savasa varmayan zorlama yollarini kullanmak hem pozitif uluslararasi hukuk hem de uluslararasi toplum tarafindan kabul edilen bir karsi önlem türüdür. Her hukuk sistemi gibi Islâm hukuku da bir toplumsal ihtiyaçtan, ulusal ve uluslararasi sorunlarin giderilmesi gayesinden dogmustur. Nitekim vahye dayanan bir hukuk sistemi olarak Islâm hukuku da her düzeyde tüm fertlerin davranislarini düzenlemek gibi bir hedefe sahiptir. Biz de, çalismamizda, Islâm kamu hukukunun (uluslararasi hukuk) tatbik sahasinda bulundugu dönemlerde, karsi önlem türlerinden biri olan “Mukâbele Uygulamalari”nin nasil bir kavramsal çerçeveye sahip olduklarini ve nasil tatbik edildiklerini Islâm hukukunun klasik kaynaklarina göre ortaya koymaya çalistik.