Kaybetmek, kaybedenlerin safinda olmak, farkli, rahatsiz olarak yaratilmis olmak... Aslinda bu bir armagan. Kazanmaya oynamadim hiçbir zaman. Hep uyumsuzdum. Kazanmak için yeterince hirsim yoktu. Basindan beri kaybetmeyi göze almistim sanki. Bu yüzden hep kendime oynadim, kendimle ugrastim. Belki de gerçek zafer bu olacak. Nereden bakarsan bak, her zaman ikinci yari vardir.
“Genç adam ‘maça’ çok kötü baslamamisti aslinda. Ne var ki, 1995 Mayisinin sonuna gelindiginde, otuz santimlik sakalla karismis, uzamis saçlariyla biraz toplum disi, biraz depresif, biraz da siddete meyilli bir adam olarak Istanbul denen bu uçsuz bucaksiz sehirde hayata tutunmak zorlasacakti ve goller kalesine pes pese siralanacakti.
Fatih Kaynak kendi yasamindan yola çikarak yazdigi Ilk Yari 10-0’da umut veren bir baslangiç yapiyor edebiyata.”
(Ömer Türkes - Virgül Dergisi - 2001)
“Genç adam ‘maça’ çok kötü baslamamisti aslinda. Ne var ki, 1995 Mayisinin sonuna gelindiginde, otuz santimlik sakalla karismis, uzamis saçlariyla biraz toplum disi, biraz depresif, biraz da siddete meyilli bir adam olarak Istanbul denen bu uçsuz bucaksiz sehirde hayata tutunmak zorlasacakti ve goller kalesine pes pese siralanacakti.
Fatih Kaynak kendi yasamindan yola çikarak yazdigi Ilk Yari 10-0’da umut veren bir baslangiç yapiyor edebiyata.”
(Ömer Türkes - Virgül Dergisi - 2001)