İki Kişilik Dans İletişimde Toplumsal Cinsiyete Dayalı Farklılıklar
38,00 TL
| SKU | 9786053370994 |
|---|---|
| Yazar | N. Aysun Yüksel |
| Yayınevi | Literatür Yayınları |
Ne yapiyoruz da daha erkeksi ya da daha kadinsi algilaniyoruz? Kadin ve erkek olmayi nasil, nereden, kimden ögreniyoruz? Bütün bu ögrendiklerimiz iletisimimizi nasil etkiliyor? N. Aysun Akinci Yüksel, bunlara ve daha birçok soruya çarpici örneklerden yola çikarak isik tutuyor.Sürekli ögreniyoruz. Okullarda; okumayi, yazmayi, matematigi, daglari, ovalari, uzayi… Ve toplumdan da ögreniyoruz; oturmayi, kalkmayi, yemegi, içmeyi, gülmeyi, aglamayi… Bunlarla birlikte, toplumu var eden tüm kurumlarin yardimiyla, dogdugumuz andan itibaren cinsel kimligimizi ögreniyoruz. “Erkek dedigin söyle olur”, “kadin dedigin böyle yapar”, diyerek bize ögretilmis ve hatta dayatilmis kural ve kaliplari biz de çevremizde görmeyi umuyoruz. Böylece çogu zaman farkinda olmayarak, kadinlik ve erkeklige dair bu kaliplari yeniden üretiyoruz. “Meltem”in hanim hanimcik bir prenses, “Yigit”in adi gibi atak, atilgan bir delikanli olmasini beklemekte bir sakinca görmüyor, “neden?” diye sormuyoruz.Kadin ve erkek olarak, toplumsal cinsiyete dayali farkliliklarimiz iletisim biçimimizi de etkiliyor. Oturma biçimimiz, evde ve is yerinde konusma aliskanliklarimiz, çatisma karsisinda tutumlarimiz, hatta birbirimize bakisimiz bile toplumsal cinsiyet kaliplarina göre biçimleniyor. Tipki iki kisilik bir dans gibi kadin ve erkek olarak iletisimimizde birbirimizin adimlarina uyum saglamaya çalisiyoruz ve bu hiç de kolay degil...