Dilek Güngör, degisik kültürlerle donanimli, terapötik klinik çalismalarini ve gözlemlerini, okurlariyla paylasiyor.-Aci çeken kisilerin ‘tarihlerini’ degistirmek imkansizdir. Yasanan yasanmistir. Saglikli olabilmek için, içsel dedektif olup yasanmislari egitimli bir uzman yardimiyla, incelemek ve olumsuzlugun ardina saklanip kalmis, olumlu nesneleri ortaya çikarmak gerekir.‘Bireyin aciyi ve öfkeyi nesnel bir kaliba dökerek disariya çikarmasina yardimci olup; aci ve öfke ile kendisi arasina saglikli bir sinir koyarak çalismasi’, psikoterapistin önemli bir görevidir.Böylece hasta; kendisini, acisini, öfkesini izlemeyi ve süreç içinde, ona egemen olmayi ögrenir.Peki ya bireyin, olumlu nesneleri içsellestirme sansi hiç olmadiysa?Kim bilir... belki de cevap bu kitaptadir...