?Bana ölmeye gelirler. Uzaklardan yola çikarlar, tam da burada ölmek için; çok hastadirlar. Sadece burada ölebilmek için beklerler. Inanabiliyor musun? Bir otel odasinda, belki de senin terasinda masala çayi içtigin bir küçük otelin odasinda, son nefeslerini vermeyi beklerler. Onlar da senin gibi ayni gözlerle, sabahlari bana bakarlar. Rahipleri isitirler. Sislerin içinde süzülen teknelerde, kendileri için dualar edilmesini dilerler. Beklerler. Senin yan odanda, penceresi hiç açilmayan balkonlu odada beklerler. Çokturlar. Nefeslerini gece hissedebilirsin sadece, gündüz çok gürültülüdür, duyamazsin. Israilli gençlerin kahkahalarindan geçilmez ortalik, zordur isitmek. Biliyor musun ondan hüzün doluydu o iki çalgici Japon kiz. Onlar nefeslerini hissediyorlardi ölmekte olanlarin. Artik sen de isiteceksin. Korkarim bu geceden sonra Varanassi geceleri seni bogacak. Karanlik bir restoranda, lokmalar dizilecek bogazina."