Allah Azze ve Celle Hazretleri muhabbetten Habib-i Muhabbet-i Mustafa (s.a.v.) Efendimiz'i ve onun muhabbetinden de nice Mevlanalar yaratti.
Bir gün Hazreti Mevlana'ya bir talebesi “Ask nedir?” diye sordugunda gönüller sultani Mevlana Celalettin Rumi Hazretleri ayaga kalkti, sag avucunu semaya, sol avucunu yere bakacak sekilde uzatti. Boynunu sola büküp saga bakti ve kendi ekseninde dönmeye basladi. Gönüller sultani mihverde dönerken talebeleri de bu heyecana kapilip kendi etrafinda ve de Mevlana'nin etrafinda dönmeye basladilar. Manzara kâinattaki günes ve yildizlar gibiydi.
Ve o mübarek koca sultan dedi ki “Ben ol da gör, ben ol da gör.”
Bir gün Hazreti Mevlana'ya bir talebesi “Ask nedir?” diye sordugunda gönüller sultani Mevlana Celalettin Rumi Hazretleri ayaga kalkti, sag avucunu semaya, sol avucunu yere bakacak sekilde uzatti. Boynunu sola büküp saga bakti ve kendi ekseninde dönmeye basladi. Gönüller sultani mihverde dönerken talebeleri de bu heyecana kapilip kendi etrafinda ve de Mevlana'nin etrafinda dönmeye basladilar. Manzara kâinattaki günes ve yildizlar gibiydi.
Ve o mübarek koca sultan dedi ki “Ben ol da gör, ben ol da gör.”