Keske dedim elim de sihirli bir degnek olsa da ‘abraka dabra hokus pokus’ deyip kesilen agaçlarin yerine yenilerini diksem. Hem de öyle fidan falan degil dünyanin en uzun ve en genis gövdeli agaçlari olsa bunlar. Sihirli degnegim yoktu elbette ama çalisma azmin ve aklima güveniyordum. En hakiki yol gösterici bilimdir, fendir. diyordu Atatürk’ümüz. O zaman bende bir Atatürk çocugu olarak bilimsel gelismeleri takip etmeye ve bilimi bir sihirli degnek yapmaya karar verdim. Tabii çalisarak, yeni bilgilere ulasarak olacakti.