Basinin üzerinde gökyüzü genis ve lekesizdi, soluk soluga giden atinin, burun deliklerinden çikan nemli sicaklik çarpiyordu yüzüne. Atinin sert soluklarini, eyerin yumusak yumusak gicirtisini ve nallarin gevrek taslara tempoyla vurusunu duyumsuyordu. Taslik kayalik yok bitip de, ovayi andiran tarlalarin arasindan uzanan düz yolu görünce eyerinde daha dimdik oturdu, üzengileri sikip dizginleri çekti.