Insanin olusturdugu veya dogruluguna inandigi degerleri yasama geçirmemesi “fasiklik”tir. Fâsik olmak, yapmasi gerekenlerle ilgili yeterli bilgiye sahip olan ancak bunlari eyleme koymayan ya da bir kismini ihlal eden kisiye denilir. Fasiklik Islam’in kutsal kitabinda kendini gösteren bir kavramdir. Bu kavram ilk kez Farabi tarafindan felsefi ve sosyal boyutuyla siyaset felsefesinde yer edinmistir. Farabi bu kelimeyi Arap dilinin incelikleri ve Kur’an’in kavrami tanimlama özelligini dikkate alarak siyaset felsefesinde sosyolojik bir kavrama dönüstürmüstür. Bu kitapta ise ‘fasiklik’in bireysel tezahürünü, psikolojik özelliklerini ve bunun bizim etik anlayisimiz üzerine etkilerini incelemek amaçlanmistir. Bu kavramdan çikarak yazar, hem toplumsal boyutta, hem de bireysel boyutta etik degerlerin yozlasmasini ortaya koymak istemistir.