Bir muharrir sifatiyla çalisma alani oldukça genis ve çok yazi yazan biri olarak Rizaeddin Fahreddin geride ölümsüz eserler birakmistir. Aklimiza gelebilecek hemen her konuyla ilgilenen veya genis bir çerçevede dünyaya bakan ve baktigi yerde, seyde ne varsa imkânlar dogrultusunda arastirip inceleyen, sorgulayan, akil süzgecinden geçirerek eserler, yazilar kaleme alan Rizaeddin Fahreddin'in bütün eserlerinin yapisi, içerigi, yöntem ve teknigi, kendisinin üslubu gibi konularda tam bir bilgiye sahip olabilmek için onun her bir eserinin tek tek incelenmesi gerekir, ancak bunlarla ilgili sonuçlarin ortaya konulmasi ve bir hükmün verilebilmesi kolay bir is degildir ve bu tam manasiyla yapilmis da degildir. Onun kimi basma kimi yazma, kimine sonradan eklemelerle mükerrer basma kimi kaybolmus kimi bir monografik incelemeyle degerlendirmeye tabi tutulmus kimi hakkinda henüz yayimi yapilmadigi için çok fazla malumata sahip olmadigimiz, bir ömre sigdirdigi telif ve tercüme veya yari telif eserleri konu ve alan çesitliligi bakimindan arastirmacilar için paha biçilmez bir hazinedir. Rizaeddin Fahreddin Selime yaki Iffet, Esma yaki Amel ve ceza isminde iki edebi eser de yazmistir. Birincisi geçenlerde tarafimizdan yayinlanmisti. Elinizdeki kitap, Rizaeddin Fahreddin'den bize kalan hazineden Tatar-Baskurt edebiyatina açilan bir kapisidir ve edebi eserlerinin ikincisidir.